![]()
Duran Erdoğan
duranerdogan1947@gmail.com
“BADEM PINARI” FİRMASI KURUCUSU MEHMET BADEM’le RÖPORTAJ
16/02/2011
Önünden geçerken görkemli “BADEM PINARI” tabelası dikkatimi çekiyordu. Esasen bu firma ve kurucuları hakkında da biraz bilgi sahibiydim. Hizmet sunumları ve üretimlerinin ayrıntılarını öğrenmek istiyordum. Bilinmeyenleri basın ve medya aracılığıyla tüm müşterileriyle paylaşmanın da doğru davranış olacağı kanaatindeyim. Bu amaçla yola düştüm ve Şirketin Ostim’deki Ankara Temsilciliğinde soluğu aldım. Kırşehir İlimizin Mucur İlçesinin Kurugöl Köyü’ndeki “BADEM PINARI” nın dolum tesisinden gelen bir TIRdaki 19 litrelik su damacanalarının depoya nizami olarak yerleştirilmesi işlemi bitmiş ve Tır tam kapıdan çıkarken, Mehmet Badem beni gördü. Elini uzatıp ‘hoş geldiniz’ dedi. Her zaman ki sevecen ve babacan tavrıyla sevgili Mehmet Badem konuk makamına buyur etti. Öğünmek gibi olmasın, ama bir Mucur’lu olarak “baş köşeye oturdum” ve - tabir caizse- gönül tahtına kuruldum. Büronun girişinden tutun da makam odasının duvarlarındaki tanıtım fotoğraflarını kare-kare incelediğimde kendimi Kırşehir’de ve Mucur’da sandım. Bir taraftan “BADEM PINARI”nın suyuyla pişen kahvelerimizi yudumlarken, diğer taraftan da: “Eğer izniniz olursa, sizinle röportaj yapmak ve bu röportajımı Kırşehir, Mucur basınında ve Kırşehirli Dernekler Federasyonu’nun yayın organlarında ve bazı Web sitelerinde yayımlamak istiyorum” dediğimde; “Umarım zor sorular sormazsınız!” cevabını aldım. Gülüştük... Öyleyse,sorunun en zorunu en başta soruyorum: “İş adamı Mehmet BADEM kimdir?” Mehmet BADEM: 1959 Mucur-Kırşehir doğumluyum. Üç çocuk babasıyım.Bu kadar. Duran ERDOĞAN: Aileden gelen potansiyel işadamı kişilik ve kimlikli olduğunuz anlaşılıyor. Şimdi biraz da “BADEMLER ŞİRKETLER GRUBU”ndan da söz ederseniz, adımlarınızı ve atılımlarınızı sanırım daha iyi tanımış oluruz? Mehmet BADEM: Ticaret hayatına, çocukluğumda tanıştım. Şu anda aynı hızla devam ediyor. İşletme olarak Taş ocağı, mozayik tesisi, mermer ocağı, mermer fabrikası, su dolum tesisi işletmeciliği yapıyoruz. Bu zaman zarfında da otomotiv satıcılığımız vardı. Duran ERDOĞAN: Tüm yatırımlarınız Kırşehir’de... Kısacası, Kırşehir’de üretiyor; yurt içinde ve yurt dışında pazarlıyorsunuz... Halbuki diğer yerlerde ve yörelerde de yatırım imkanına da sahipsiniz. Neden öncelik Kırşehir’de? Mehmet BADEM: Fanatik bir Kırşehir’li olarak yatırımlarımız Kırşehir’dedir....Kırşehir’de devam edecektir. Duran ERDOĞAN: Sizin Ankara’ya Büro açıp satış ağınızı genişletmenizle iş çevreniz de ister- istemez genişledi...Artık Ankara Ticaret ve Sanayi Odası esnafı olarak bu camiada söz sahibisiniz. Konuyu buraya getirmişken “KIRŞEHİR İŞBİRLİĞİ-GÜÇBİRLİĞİ HAREKETİ” ni nasıl değerlendiriyorsunuz? Mehmet BADEM: Çok hoş bir birliktelik olduğuna inanıyorum.İlerleyen zamanlarda güzel şeyler olacağını şimdilerde görür gibiyim. Duran ERDOĞAN: Kendi memleketimin suyunu şifa niyetiyle içmek biraz bencillik ve biraz da memleket severlik olsa gerek. “BADEM PINARI” Tesislerinizden söz edersek, bizlerle neleri paylaşırsınız... Tüm ayrıntılar lütfen! Mehmet BADEM: Arge çalışmasında Kırşehir’imizin suyunun Dünya standartlarında olduğunu öğrendik. Allah’da bize Dünya’nın son teknolojisiyle su dolum tesisini kurmayı nasip etti. Biz de bu hizmetleri Kırşehirli’lerin eseri olarak Türkiye’mize ve Dünya’mıza tanıtmak için elimizden geldiğince ve bütün imkanlarımızı da sonuna kadar kullanarak vermeye hazırız. Duran ERDOĞAN: Çarık döneminden sonra, soğukkkuyu lastik ayakkabı satışı,gazoz imalatı ve nakliyatçılık derken; ticaretten sanayiciliğe sıçrayış... Geriye dönüp kendinizle hesaplaştığınız oluyordur mutlaka. Başarının sırrını özetler misiniz dersem, bizlere neleri öğütlersiniz? Mehmet BADEM: Öncelikle bizi yaratan bu işi yapmamıza izin verecek. Sağlığımız yerinde olacak. Sonra da çalışmak, çok çalışmak, planlı –proğramlı çalışmak ve hele-hele de dürüst çalışmak lâzım. Ayrıca işimizi severek yapmak ve müşterimizi de velinimet görürsek, gerisi gelir. Duran ERDOĞAN: “İşşizlikle mücadele” dersem; bu güncel konuda bazı diyecekleriniz olmalı ? Mehmet BADEM: Parası olan kişilerin, parayı para olarak tutmayıp, iş alanı ve istihdam yaratmaları için yatırım alanını genişletmeleri gerekir. Çözümlerden birincisi olmasa bile birisidir, diye düşünüyorum. Duran ERDOĞAN: Ankara perspektifinden bakıldığında, Kırşehir’in Sanayi ve Ticaret alanındaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yani; artılar, eksiler, potansiyel görüntü nasıl bir profil çiziyor? Mehmet BADEM : Kırşehirliler olarak Ticaret ve Sanayii alanında başarılı olabilmek için, bence ,sosyal dayanışma ve birlikteliği sağlamamız her şeyden önce gelir. Babamın bu hususta güzel bir sözü var: “Dışarıda gelen yabancıyı sırtımızda taşırız. Kendi öz evlâdımızın arkasına da tenekeyi bağlar göndeririz.” Bunu tersine çevirmedikçe yani, kendi hemşerimize önem ve değer vermedikçe , iş adamı olarak kendi memleketimize yatırım yapmadıkça başarılı olamayız. Büyük Atatürk’ümüz biz Mucurlu’lar için “Gözleriniz çakmak çakmak” demiş. Gözlerimiz gerçekten çakmak çakmak, ama konu iş alanına ve istihdama geldiğinde her ne hikmetse çakmak çakmayı bir türlü becerememişiz. Bürokraside, bürokrat olarak önemli makamlar yakalamışız; ama bunu iş alanında verimliliğe çevirememişiz. Elbette bunu söylerken, yöresine faydalı hizmetleri dokunan bürokratlarımızı tenzih ediyorum. Duran ERDOĞAN: Sizin deyiminizle soruyorum: “Hem balık yetiştirmeyi ve hem de balık yemeyi” öğrenmişsiniz...Bunca yıllık deneyimlerinizden sonra bizlere Kırşehir’in önceliklerini nasıl sıralardınız? Tabii ki, iş alanında konuşuyoruz. Mehmet BADEM: Büyük Sanayicilere Kırşehir’e yatırım yaptırmadığımız sürece göçü durdurmamız zor.Eğer daha büyük imkânlarla Kırşehir’e yatırım yapmayı Cenab-ı Hakk bana kısmet ederse, Petlas ve şeker fabrikası gibi yaldızlı ve beş yıldızlı fabrikalar yapmak isterdim. Duran ERDOĞAN: Kırşehir bütün bu girişimlere rağmen yine de göç veriyor. Benim aklım ereli, Milletvekili sayımız 7 den 5e, 3e ve şimdi de 2 ye düştü... Demek ki Kırşehir’de artan bir şey yok... Aslında geniş bir konu ve derin bir yara nüfustaki bu düşüş... Göçü durdurmak adına pek çok diyeceğiniz olmalı... Toplumsal ve bireysel bir şeyler yapılamaz mı? Mehmet BADEM: Elbette gerek kişisel ve gerekse toplumsal olarak hemen her konuda çok güzel şeyler yapılabilir.Eğer şimdiye kadar yukarıda söylediklerim iyi anlaşılmış ise, bu sorunuzun cevabını da yukarıda verdiğimi sanıyorum. Duran ERDOĞAN: Bu yoğun iş ortamında bana zaman ayırıp, biraz da ‘sıla-yı- rahm’ yaptırdınız. Aslında sorduklarım soracaklarımın yarısı. Unuttuklarım ve soramadıklarım da olabilir. Son mesajlarınızı da almak istiyorum.Ne dersiniz? Mehmet BADEM: Kırşehirli’ler olarak daima hep dayanışmayı, yani birlik ve beraberliğimizi sağlamayı etkinleştirmediğimiz sürece yalnız. kalırız. “Bir elin nesi var,iki elin sesi var” ata sözünün anlamı doğrultusunda mutlak ve mutlu sona hep beraberce ulaşırız. Duran ERDOĞAN: Değerli hemşerim, sorularımla seni hem terlettim, hem de bir hayli yordum galiba. Bu arada benim de dilim damağım kurudu. Bir bardak ‘BADEM PINARI’ suyu rica ediyorum. Beni kabul etme nezaketi gösterip, zaman ayırıp bu röportajı gerçekleştirdiğiniz için çok çok teşekkür ederim. Mehmet BADEM: Asıl ben teşekkür ederim. Afiyet olsun.
e.posta: duranerdogan1947@hotmail.com Duran ERDOĞAN http://www.duranerdogan.com Kırşehir Anekdotları Yazarı Tel.gsm: 0537 308 56 58 |
Yorumlar |
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
ÖKÜZÜN VASİYETİ - 22/04/2014 |
BİR BÖLENİN HIRSI ve HINCI! - 15/04/2014 |
VERGİ HAFTASI - 08/04/2014 |
BU YEREL SEÇİMİN KAZANANI MİLLET OLSUN - 01/04/2014 |
UNUTMAK ve NANKÖRLÜK - 24/03/2014 |
EĞRİ YOLDAN SAPMAYANIN VAY HALİNE! - 16/03/2014 |
BENİM BELEDİYE BAŞKANIM BÖYLE OLMALI - 18/02/2014 |
KIRŞEHİR HALK KÜLTÜRÜNÜN SESİ YAREN TV BİR İNCİDİR - 01/02/2014 |
MUCUR ve HAVALİSİ SOSYAL YARDIMLAŞMA KÜLTÜR DERNEĞİ - 05/01/2014 |
![]() |