![]()
Duran Erdoğan
duranerdogan1947@gmail.com
ŞEMSİ YASTIMAN AĞABEYDEN BİR NOSTALJİ
03/06/2012 EŞŞOĞLU EŞŞEK Dilimin döndüğü, aklımın erdiği kadarıyla
bundan tam yarm asır öncesindeki yaşanmış medeniyetten ve köy kültüründen söz
edeceğim... Bu yazımda eşekle bizleri karşılaştırmaya; eşek hakkındaki şiirlerden, masallardan,
hikayelerden, özlü sözlerden, atasözlerinden, fıkralardan bilgiler ve kesitler
sunmaya çalışacağım. Biraz nostalji yaşayalım istedim. Sürçü lisan için peşinen
aff’ola diyorum. Ömrümün
ilk gençlik günleri köyüm Kurugöl’de köy kültürüyle hemhal olarak geçti. Bir
hanımefendi sanatçı eski plaktaki şarkısında “Bir kedim bile yok” diyorsa da; çok şükür bizim kedilerimiz ve eşeğimiz vardı o yıllarda. Çünkü Kırşehir’liler
şöyle derlerdi: “Eşeği olmayan köylü, eşekten de kötüdür.” Öyle ya, eşeğinin taşıyacağı yükü, eşeği yoksa köylü kendisi yüklenecek... Ağabeyim
en gösterişli eşeğimize “Kulaklı
Taksi” derdi. Bindiğimizde kendimizi
hakikaten ‘Cadillac’ taksiyle seyahat ediyor sanardık.Eşeğin güçlü- kuvvetli
oluşu işi kolaylaştırırdı. Dil
bilimciler “merkep”denilmesinden yana; amma ve lâkin bu hayvana toplumda “eşek”
denilmesi, bir ‘inatlaşma’ olsa gerek. Şu yarenliklerle konuya renk katmak istiyorum: ARKANDAN GENE
EŞŞEK DERLER Genç, dinamik ve görev aşkıyla dolu olduğu
anlaşılan ilin yöneticilerinden birisi
ara-sıra köylülerin arasına katılıp onlarla sohbet etmeyi çok seviyor.
Yokluğun ve yoksulluğun hüküm sürdüğü o
devirde köylüler de yeri geldikçe, “Eşeği olmayan köylü eşekten de kötüdür” diyerek, eşeğin öneminden söz ediyorlardı ilin
yöneticisine . Dolayısıyla köylülerin ağızlarından çıkan iki lâfın birisi
mutlaka eşek oluyordu. Yönetici eşek
sözünü kaba bulur, köylüleri uyarır: “- Bu binek hayvanına merkep deyiniz.
Merkep sözcüğü zaten binek hayvanı (binit) anlamına gelir. Yani merkep demeniz
daha uygun olur.” der. Köylüler zorlana zorlana merkep demeye özen gösterirlerse
de... Ancak içlerinden biri de
yöneticiyi uyarır: ŞEMSİ
YASTIMAN AĞABEYDEN BİR NOSTALJİ Rahmetli Şemsi Yastıman ağabeyim
Kırşehir’de Ortaokul öğrencisidir. Şosenin kenarında dalgın-dalgın yürürken,
arkasından bir eşeklinin geldiğini ve ayak seslerinden kendisine iyice
yaklaştığını farkeder. Sahibinin eşeği durdurmak için “Çüüüşşş” dediğini duyar.
Sesi tanır ve durur. Dönüp eşeğin
üstündeki adama selam verir. Eşeğin
üstündeki adam tarih öğretmenidir. Öğrencisi Şemsi Yastıman’a: “Sen yörü, Sen yörü, Sana demiyom !” der. ATA
SÖZÜ a)
“Eşek
kulağı kesilmekle küheylan olmaz.” b)
“Eşekten
doğma katır, ne hal bilir ne hatır.” c)
“Eşek
hoşaftan ne anlar! Suyunu içer, tanesini bırakır.” EŞEK VE BİZ Sözün özü: Bir ‘dede’ tavsiyesiyle konuyu
bağlamak istiyorum... Tecrübe konuşuyor!.. Atalarımız özlü sözlerden oluşan bu deyimleri lâf olsun
diye boşuna dememişler... Eşinizin ve
dostlarınızın yanında, boş kaprislerle,
patavatsız sözlerle sizleri haksız yere aşağılayan birisinin iğrençliğini yaşadığınızda, kendinizi “eşekten
düşmüş karpuza benzemiş“ gibi
algılasanız bile; yaşanılan çirkinliği
yapanın bu çirkefliğini “eşek inadı”
sayıp, söylenenleri tekrarlanan “eşek
şakası” sanıp, o kişiyi ancak “eşek cennetini boyladığı” zaman Cenab-ı Hakk’ın huzurunda affetmeyi düşünmelisiniz... Sizin kendisine olan sevginizin,
saygınızın ve hatta hoş görünüzün değerini “eşekkafalı”lar “zebanilerin güllesini” alınlarının şakında
“eşek tekmesi” gibi hissettikleri o ahîr zamanda ancak anlayabilirler... İnsanlık
bizde kalsın... Hoşça kalınız.
Kırşehir Anekdotları Yazarı
E.posta: duranerdogan1947@hotmail.com Tel & Gsm: 0 (537) 308 56 58
|
Yorumlar |
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
ÖKÜZÜN VASİYETİ - 22/04/2014 |
BİR BÖLENİN HIRSI ve HINCI! - 15/04/2014 |
VERGİ HAFTASI - 08/04/2014 |
BU YEREL SEÇİMİN KAZANANI MİLLET OLSUN - 01/04/2014 |
UNUTMAK ve NANKÖRLÜK - 24/03/2014 |
EĞRİ YOLDAN SAPMAYANIN VAY HALİNE! - 16/03/2014 |
BENİM BELEDİYE BAŞKANIM BÖYLE OLMALI - 18/02/2014 |
KIRŞEHİR HALK KÜLTÜRÜNÜN SESİ YAREN TV BİR İNCİDİR - 01/02/2014 |
MUCUR ve HAVALİSİ SOSYAL YARDIMLAŞMA KÜLTÜR DERNEĞİ - 05/01/2014 |
![]() |