![]()
Duran Erdoğan
duranerdogan1947@gmail.com
“BOZKIRIN TEZENESİ NEŞET ERTAŞ ANISINA” SAYGILAR FİYASKOSU!
01/12/2012 Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar
ile Osiad ve İçasifed Onursal Başkanı Mehmet Akyürek imzalı bir davetiye
tutuşturuldu elime. Davetiyede “Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş anısına
düzenlenen anma etkinliklerini onurlandırmanızı dileriz.” deniliyordu. Yer:
Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi Çok amaçlı
Salonu-Bağdat Caddesi(Neşet Ertaş Parkı) Tarih: 23 Kasım 2012, Saat: 18.00, Sunucu: Abdullah Gündüz. Atalarımızın: “Davet edildiğin yere
erinme; davet edilmediğin yere görünme!”
sözünü Kırşehirliler fantezi olarak söylemezler… Neşet Ertaş hayranı has
Kırşehirli sıfatımla, eşimi de yanıma alarak malûm adresteki salona belirtilen
zamandan da önce gittim. Amacım üstad
Neşet ustaya gösterilen ilgiden, sevgi selinden doğacak izdihamdan etkilenmemek ve olup
bitenleri ta işin başından itibaren yazar perspektifinden takip etmekti. Sunucu hemşerimiz sevgili Abdullah Gündüz’ün ‘nev-î şahsına münhasır’ o tınılı
sesiyle okuduğu “sazıma elveda, sözüme veda”
dizeleriyle program başladı. Deneyimli siyasetçi, iş adamı Mehmet
Akyürek de yaptığı açılış konuşmasında özetle: Kırşehir’in dününün ve bu
gününün tüm kültürel ve sair potansiyel artı değerlerini nostalji havasında ve
tadında birer-birer saydı. Ahde vefa örneği sergileyerek bilgilerimizi
tazeledi… Ne güzel! Ev sahibi sıfatıyla Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi
Yaşar da konuşmasında, Neşet Ertaş için özetle: “Sesinin sırrının, duygu dünyasının
sırrı nedir? Nasıl oluyor da hepimizin gönlünde taht kuruyor? Bunun bir tek
nedeni var: Gönül adamı oluşu! Dinleyenlerine zaten ‘ayaklarınızın turabı,
gönüllerinizin hızmatçısıyım’ diyerek kendisini tanıtıyor.” dedi. Neşet Ustanın
bir türküsünden kısa bir dörtlükle bitirdi konuşmasını: “Zengin isen ya bey
derler ya paşa/Fukaraysan ya aptal derler, ya cingân, haşâ!” Panelistler Muharrem Sarıkaya, Bayram
Bilge Tokel ve Can Dündar da üstad Neşet Usta’nın, toplumun ender bildiği ya da duyulmayanlarını, bir
başka deyişle ‘kamera arkası’ tabir edilen ayrıntıları bizlere duygulu
kelimelerle aktardılar, anlattılar. Özellikle Bayram Bilge Tokel, Neşet
Usta’nın kendisine: Muharrem Usta’nın eşek üstündeki heykelinin tasarımını kastederek:
“Babamı eşekten indirin!” lâfına çok güldüm.
Fakat rahmetli Neşet’in gizemli sırlarla dolu gönül adamlığı başta olmak
üzere yardım sever yönünü anlatırken, duygulanıp ağlamadım desem yalan olur,
inanın… Gecemizin 5 yıldızlı assolisti bana göre, bu
programın mimarı ve emektarı ve ev sahibi olduğu anlaşılan Sevgili Mehmet
Akyürek idi. Program akışının hemen her karesinde vardı. Hizmetin kusursuz
olduğunu kanıtlamak için paralanıyordu. Özellikle: “Kırşehirce Anekdotlarla”
geceyi-tabir caizse- tıpkı havayi
fişeklerle süsler gibi süsledi ve programın içini güzelleştirdi. Yer darlığı
nedeniyle anlattıklarının hepsini burada sizlerle paylaşamıyorum. Ancak Mehmet
Beyin anlattığı bu ‘Kırşehirce Anekdotlar’dan
sadece bir tanesini sizlere aktarmak
istiyorum. Diyor ki sevgili Mehmet Akyürek: “Alamancı hemşerilerimizden birisi
Kırşehir’i geziyormuş. Muharrem Ertaş’ın heykelini görmüş ve Almanya’ya dönünce
arkadaşlarına “Kırşehir’de Atatürk’ün saz çalarken yapılmış heykelini gördüm!” diyerek oradakilere havasını atmış… Gel de
gülme! Ses ve Saz sanatçısı Mustafa Yarar ile
Türk Halk Müziği ses sanatçısı Nazlı Öksüz Tubay elbette gecenin starları idi.
Haklarını yemek ve kendilerinden söz etmemek yanlılık ve haksızlık olurdu. Bozkırın tezenesi üstat Neşet Ertaş’ın
türkülerini çok güzel yorumladılar. Daha açık deyişle gecemize renk kattılar.
Sağ olsunlar… Yazımın başlığındaki ‘fiyaskoya’
takılmışsınızdır: Buna da açıklık getirip, netleştireyim… Yanımdaki bir iş
adamımız salondaki üçte bir oranındaki boş masalara dikkatimi çekerken, işaret
parmağını adeta gözümün içine sokuyordu: “Demek ki Kırşehirliler Federasyonu
iyi çalışmamış!” diyerek hayıflandı… “Doğru söze Hacı Emmi’n ne desin?” deyip,
sustum. Görenler Allah için söylesin, bu
hususta yalanım ve yanlışım var mı? Sözün özü: Bu etkinliği tertipleyen ev
sahibi konumundaki Yenimahalle Belediyesi ile sevgili Mehmet Akyürek
beklenenden fazlasını bile yapmışlar. Kendilerine teşekkür ediyorum. “Eğitim ve kültürde marka şehir:
Kırşehir”dir, diyorsak; Kırşehirce bir deyişle yazımı noktalamak istiyorum: Öyle
uzaktan bakışlı, yanlı tavırla “guru-guru gurban oluyum; takır-takır gadanı
alıyım!” diyenlerin, hemşericilik duruşunu
kargalar bile anlar, güler. “Herkes
üzerine düşeni fazlasıyla ve ‘ben değil, biz’ felsefesini ilke edinerek yapmalı”
diyerek; ahkâm kesip, alkış toplayanların, bu sözlerinin huzurda söylenen el gördülük (rol) olduğuna tanıklık ederim . Hoşça kalınız. Davetiye: Dostlarım! Sizleri “Duran Erdoğan Kişisel Web Sitesi”ni ziyaret
etmeye davet ediyorum. Duran
ERDOĞAN Kırşehir
Anekdotları Yazarı http://www.duranerdogan.com |
Yorumlar |
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
ÖKÜZÜN VASİYETİ - 22/04/2014 |
BİR BÖLENİN HIRSI ve HINCI! - 15/04/2014 |
VERGİ HAFTASI - 08/04/2014 |
BU YEREL SEÇİMİN KAZANANI MİLLET OLSUN - 01/04/2014 |
UNUTMAK ve NANKÖRLÜK - 24/03/2014 |
EĞRİ YOLDAN SAPMAYANIN VAY HALİNE! - 16/03/2014 |
BENİM BELEDİYE BAŞKANIM BÖYLE OLMALI - 18/02/2014 |
KIRŞEHİR HALK KÜLTÜRÜNÜN SESİ YAREN TV BİR İNCİDİR - 01/02/2014 |
MUCUR ve HAVALİSİ SOSYAL YARDIMLAŞMA KÜLTÜR DERNEĞİ - 05/01/2014 |
![]() |